Yolculuk

Hayat o kadar ilginç ki, sen ne istersen zamanı gelince senin önüne sunuyor ve sen onları bir şekilde yaşıyorsun. En umutsuz olduğun anda bile, yaşıyorsun.

26

Yıllık Tecrübe

Hayatın içinde inişli çıkışlı akışı yaşarken zihnimden hep aynı cümleler geçiyordu; “üretmeliyim, fayda sağlamalıyım, insanlara dokunmalıyım.” O kadar içimden geçirmiş olacağım ki bir gün 1998 yılında Darıca İlköğretim Okulunda İngilizce Öğretmeni olarak eğitimcilik hayatıma resmi başlangıcımı yaptım. Hayallerime ulaşmaya yaklaştığım bu yolda işimi severek ve tutkuyla yapıyordum. Bu tutkum diğer eğitimcilerin de dikkatini çekti ve okuldaki bir öğretmen “Gülay Hocam, çok çalışkansın, çok üretkensin kesinlikle bir kurs merkezi açmalıyız!” dedi. Gözlerimden mutluluk, yüreğimden coşku akıyordu. Hiç vakit kaybetmeden kurs merkezini hayata geçirmek için eğitim yuvası araştırmalarına girdim. Tabii o zaman internet yok, telefon yok. Hayat fazlasıyla manuel yaşanıyor. Yola çıkma serüvenim tam olarak bu noktada başlamış oldu. Çok kısa bir sürede biz o kursu hayata geçirmek için bir yer tuttuk. Hiç unutamam, 2 odası vardı, giriş katıydı. Sevenlerimiz sayesinde biraz okul sırası, sandalyesi derken eğitim araç gereçlerini toplamaya başladık. Hiç durmadan çalışıyordum. Ders saatinde derse giriyor, ders saati dışında bu kursu daha da güçlendirmenin yollarını araştırıyordum. O zamanın koşullarına göre her şey çok güzel olsa da içimde eksik kalan bir parça vardı. Hayallerimde hep “öğrencilerim bahçe kokusu alsın” isterdim. Bir gün İnşaat Mühendisi bir arkadaşım ile bu konuyu konuşurken bana şu an Pelikan Darıca Kurs Merkezi’nin yeri olan binayı gösterdi ve araştırmaya başladım. O binanın sahibini bulmak aylarımı almıştı fakat aramaktan vazgeçmedim ve bir gün buldum. “Ben burayı kiralamak istiyorum ama param yok” dedim. Biraz sohbet üzerine “tamam kızım, bina size eğitim yuvası olsun” dedi. Sadece benim sözlerime güvenerek, içimdeki eğitim sevgisini görerek bana o binayı Ramiz Çakıroğlu kiraladı. Bina eski ve yıpranmış bir haldeydi ki, “böyle olmaz” deyip kolları sıvadım. Bir gün boya yaptım, bir gün başka bir şey. Kısa sürede yaşanılabilir hale getirdim.

Bu kurs merkezi hayata geçecekti fakat bir adımız yoktu. Ne kadar düşünsem de bir türlü uygun bir isim bulamıyordum. Darıca’da herkes “Gülay Öğretmenin Kursu” diye anıyordu bizi. Bir gün ders molasında otururken iki öğrencim yanıma geldi. Birlikte isim düşünürken bir öğrencim dedi ki; “hocam iki balıkçı var iki kuş besliyor ve aynı zamanda da Darıca’nın sembolü olan Pelikan’ı düşünmez misiniz?” dedi. Hiç düşünmeden kabul ettim. Eğitim kurumlarına isim veren ve o günlerde benim öğrencim olan öğrencimin çocuğunu da şu an hala ben okutuyorum. Her zaman gözlerimde yaşlar birikirken yüzümde tebessüm oluşturan bir anıdır benim için.

Herkes birbirinin hayatına dokunuyor. Ben kendimi burada keşfettim, yeni başlangıç yaptım. Ben burada var oldum.

Her şey iyi giderken bir gün bir haberle karşılaştık. Yıl 2015, “dershaneler kapatılıyor!”. O yıllarda biz Etüt Merkezi olarak hayatımıza devam ediyorduk. Pelikan’ı bir gün bile kapatmayı düşünmedim fakat bir gün içinde okul olmayı düşündüm. “Nasıl işin içinden çıkacağım?” diye düşünürken bir velimiz aradı. “Büyük kızım seninle büyüdü, şimdi küçük kızım da seninle büyümeli” dedi. Durumu anlattım, “okul açın Gülay Hanım” diyerek beni teşvik etti ve 40 gün içerisinde Pelikan Koleji hayata geçti.

İşte hayat bu noktada bambaşka yere sürükledi bizi. Zorlu günler geldi, geçti. Yapamayacağıma inandığım anlar oldu, bitti. Vazgeçtiğim dediğim anda daha da güçlendim.

Ve tüm bunları ardımda bıraktım. Bugün Pelikan Eğitim Kurumları 27 yaşında!

Yolculuk bizi kendimize geri getirir.

Pelikan Koleji Zaman Çizelgesi