Değerler eğitimi dediğimizde genellikle doğruluk, dürüstlük, saygı ve paylaşım gibi soyut kavramlar akla gelir. Oysa bu değerler, günlük yaşamın somut alışkanlıklarında hayat bulur.
Okul, işte bu değerlerin gerçek bir sahneye dönüştüğü yerdir. Tuvalet eğitimi, sınıf temizliği, çevreye saygı, çöp toplama gibi konular aslında aynı temel değerlerin farklı yüzleridir.
Öğrencilerin sınıfı temiz tutması, çevrelerine saygı göstermesi ve ortak yaşam alanını koruması, onların sorumluluk bilinciyle hareket etmelerini sağlar.
Bu, “bizim işimiz değil” diyerek kenara çekilmek yerine, o değeri denetleyip rehberlik etmenin bir parçasıdır. Çünkü okul, çocuğun sorumluluğu, saygıyı ve paylaşımı gerçek hayatta deneyimlediği ilk toplumsal arenadır.
Dolayısıyla, değerler eğitimi sadece sözle değil, bu tür somut davranışlarla pekişir. Sınıfın temizliği, tuvaletin düzeni, çevrenin korunması, aslında hepsi sorumluluk ve başkalarına saygı değerinin birer yansımasıdır.
Okul, bu değerlerin gerçek birer davranışa dönüştüğü sahnedir ve biz de bu sahnede çocuklara rehberlik etmekten sorumluyuz.


